4 Ekim 2010 Pazartesi

ABD - İRAN VE ORTADOĞU PAZARI

                      
                              ABD - İRAN VE ORTADOĞU PAZARI

       Amerika  Birleşik Devletleri  biliyorsunuz  Kuzey Amerika’da.Ortadoğu ile aralarındaki mesafe neredeyse  11765 km.Peki ABDnin Ortadoğuda ne işi var? Önce Irak’ta ne işleri var? Yok ,hayır! İraklıları sevdiklerinden dolayı Saddam Hüseyin’in tahtını devirip İraklıları demokrasiye kavuşturmadılar .Bir nevi ekonomik sömürge yaptılar hatta paha piçilemez tarihi kalıntıları evlerine götürdüler.(Bu demokrasi !! savaşında 155.oooden fazla( ki bu rakam şüpheli ) Iraklı sivil hayatını kaybetti bakınız sivil diyorum Irak ordusunda ölenler hariç. . Mart 2003'ten beri Irak'ta ölen Amerikan askeri sayısı 4500 civarında, yaralananların sayısı ise 32 bin. Aynı dönemde 179 İngiliz askeri öldürüldü. Diğer işgalci ülkeler de 139 asker kaybettiler.Sonuçta Irak demokrasileştii!!!)
ABD’NİN ORTADOĞU NE İŞİ VAR?
3 ana sebep var:
1)Petrol ve Petrol  ticaret yollarını ele geçirmek ve güvenli  kılmak.
2)Yavru kartal İsrail’e Arap Ülkelerine karşı ABD yanınızda mesajı  yani Arap Ülkelerine gözdağı vermek (İran Mısır Lübnan).Tabiki İsrailin bölgedeki en büyük rakibi İrana karşı.
3)Çeşitli spekülasyonlar üreterek kaosa sürüklediği Ortadoğuda barışı korumak için  silah satışı yapmak.
Peki silah satışı hangi ülkelere ?
İsraili saymaya gerek yok çünkü İsrail tabiri caizse deftere yazdırıp istediği kadar silahı istediği miktarda alabilir.
Suudi Arabistan ewet...Suudi Arabistan !!Kime karşı ?İran’a.Müslümanlar müslümana karşı.Neden:Suudi Arabistan olası körfez savaşında petrol kaynaklarını ve ticari yollarını koruyacak İrana karşı. Wall Street Journal'ın (WSJ) verdiği bilgiye göre,  anlaşma kapsamında Suudi Arabistan'a Boeing yapımı 84 adet yeni F-15 savaş uçağı satılacak ve 70 tanesi modernize edilecek. Ayrıca 72 adet Black hawk, 70 Apache ve 36 Little Bird modeli helikopter teslim edilecek. Hava Kuvvetleri'ne yapılacak bu satışın ardından, anlaşmanın Kara Kuvvetleri'ni kapsayan 30 milyar dolarlık ek satışla genişletilmesi bekleniyor.
Ve diğer küçük körfez ülkeleri:Kuveyt Bahreyn Birleşik Arap Emirlikleri Umman Yemen...Yaklaşık 30 milyar dolarlık silah satışı bu ülkelere...
Toplam 100 Milyar dolarlık silah satışı ...
Ayrıca bu kapsamda ABDlerinde bu uçakları ve silahları üreten şirketlerde 75.000 kişiyi istihdam edebileceğini açıkladı.Bir taşla İki kuş diye ben buna derim.ABD hem sıcacık 100milyar doları cebine sokuyor borsa ve ekonomi göbek atıyor.İşsiz Amerikalılar iş sahibi oluyor.Hemde İran’a karşı bu ülkeleri ittifak yapıyor.
Peki biz?
Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin ABD'den satın almak üzere girişimde bulunduğu bazı silahlar var. Kamuoyuna açıklanan bilgilerden, bunlar arasında CH-47F Chinook ağır nakliye helikopteri (14 adet), Patriot PAC-3 füze sistemi (13 adet) ve F-35 jet savaş uçağı (100 adet) yer alıyor. Bu istekler Türkiye için önemli..Ama Sevgili Amerikan Kongresi bu isteklerimizin red edeceğinin sinyallerini verdi.
Neden mi?İsraile gerilen ilişkiler İrana karşı yumuşak siyasetimiz ve PKKyı barındıran Kuzey Iraka müdahale edip Musul Kerkük petrollerine el koymamızdan çekinmesi...
Güçlü Türkiye Güçlü Türk ordusu hem ABD hem Ortadoğu ülkelerinin en son istediği şeydir.Her ne kadar biz iyi niyetli olursak olalım ...

28 Eylül 2010 Salı

DOSTLUK KONSERİ


          2008 yılında Rusyanın Samara kentine çok sevdiğim Talip abimi ziyaret etmeye gitmiştim.Talip abi benim gibi Türkiyeli olmaktan gurur duyan ve Türkiye'yi Rusya'da
tanıtmada kendini adamış birisidir.Samara adı büyük(Meşhur LADA Samarra model arabaların üretildiği )kendisi küçük bir kenttir.Samaranın hala en çağdaş binaları komünizm zamanında inşa edilen soğuk,şekilsiz, tek tip renkte olan binalardır.

         Samara'da 2gün kaldıktan sonra Moskavaya gittik.TC Kültür bakanlığının Kremlin Sarayında düzenlediği MEHTER ve MVD AKADEMİK RUS ORDU TOPLULUĞUNUN(Biz bu ismi '' Kızılordu Orkestrası'' olarak biliyoruz) ortak düzenlediği Dostluk konserine...Çok sayıdaTürk ve Rus vatandaşların ilgi gösterdiği bu konser bana ilk başta sanki Türkiye-Rusya basketbol yada futbol maçı gibi geliyordu.Acaba kimin kültür zenginliği daha etkileyiciydi?Çünkü bu iki toplum yüzyıllardır komşu olarak yaşamış çok sayıda savaş veya soğuk savaş döneminde olduğu gibi birbirlerini tehdit olarak görmüşlerdir.Birbirlerinin kültürleri incelemekten çok ordularını incelemişlerdir.Acaba bu güzel Kremlin sarayında kültürümüzle milliyetçi Rusları etkileyebilecek miydik?

            Konser iki ülkenin milli marşları ile başladı.(Bence Dünyanın en güzel milli marşı bizimkisi.)Kızılordu bizim TRTnin TSM korolarından daha neşeli ve hareketliler...Çok sempatik olmalarından dolayı popülerler.Mehteranlarımız ise daha disiplinli daha ciddi davranıyorlar.Ama ortaçağ kıyafetleri içinde çok büyük igi uyandırıyorlar.Kızılordulu bir subay ve mehteralardan birisi birlikte rusların ünlü Kalinka şarkısını seslendirirken Ruslar Mehteranlara biraz daha ısındılar.Hele Semazenlerin sahneye çıkıp huşu içinde dans etmeleri ile ''Ceddin Deden'' marşı arkasından ''Yine Bir Gülnihal'' eşliğinde tango dansı ve Ege ile Karadeniz yörelerinin Folklor ekiplerinin performansı karşışında Kızılordunun türkü ve şarkıya yönelik performansı çöktü.Türk kültürü o kadar çeşitli ki Ruslar tam anlamıyla çoştu.İzleyiciler bir ellerinde Türk bayrağı diğer ellerinde Rus bayrağını sallarken Kızılordulu subayların Türk müziklerine başlarıyla ritim tutmalarından ve kendi aralarındaki konuşmalarındaki mimiklerden belli ki bu kadar renkli bir kültür gösterisi beklemiyorlardı...

            Konser sonrası ayakta alkışlanan Mehteranla beraber inanın benim ruhum da okşandı sanki. O kadar gurur duydum ki Türk olmaktan dolayı anlatamam.Ne kadar renkli ve çoşkulu bir kültür hazinemiz var ki bunu bütün Dünyaya göstermeliyiz.

21 Eylül 2010 Salı

REFERANDUM HAKKINDA YABANCI BASININ DÜŞÜNCELERİ

       Dünya basınında İsrailden İngiltereye Çinden Kanadaya kadar bütün siyasi gazetelerin referandum sonrası Türkiye hakkındaki makalelerini inceledim ve Ortak kaygılar bizimkilerle aynı:
        Öncelikle ortak görüşlerden birtanesi:Artık 80 yılı aşkın Laiklik rejimin Erdoğanizm baskısı altında olabileceğine ait genel kaygılar var çünkü bu AKP(RTE)nin 4.cü siyasi zaferi ...Eğer 2011deki genel seçimleri kazanırsa Atatürkten sonra en uzun süre görevde kalan başkan olacak.

      Yapılacak değişiklikler, AKP iktidara geldiğinden bu yana, İslamcılığa karşı kendilerini son savunma hattı olarak gören general ve yargıçların güçlerini kısıtlayacak.
    
      Artık AKP ordu ve yargı üzerinde baskısını artıracak.Ordu sivil mahkemelerde yargılanacak ve Rejimi kurtarma iddası ile darbe planlayanlar veya darbeciler çok ağır yaptırımlar alabilecek.(Bu madde ile Akp üzerindeki ordu baskısını üzerinden atacaktır).Ayrıca yargıtayın denetim altına alınması ile parti kapatma bir hayli zorlaşaçak.(Bu madde aşırı uçtaki partilere cesaret verecektir).

       AKP’nin tabanını oluşturan islami kesim Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti kurduğu 1923 yılından bu yana iktidarı elinde tutan laik kesime meydan okuması şeklinde bir görüş daha var.Analistler sonuçların hükümetin önümüzdeki ilkbaharda yapılacak seçimleri kazanma şansını artırdığını ancak kutuplaşmanın derinleştiği ülkede keskin ideolojik ayrımları daha da güçlendirebileceğini belirtti.Zaten Ordunun güçlerinini alınması ve Yargıtayın denetim altına alınması ve parti kapatmanın zor hale getirilmesi aşırı uçtaki partileri güçlendirir.Analistler, referandum sonucunun Erdoğan’ın genel seçimler öncesi elini güçlendirdiği ve “politik makinesinin” rakiplerine kıyasla daha iyi işlediğini gösterdiğini belirtti. Anayasa değişiklikleri, ‘evet’ oranının yüzde 90’ları aştığı güne doğu illerinde büyük destek gördü. Referandum sonuçlarının son dönemde ekonomide yaşanan sorunlar nedeniyle desteğini kaybetmeye başlayan hükümetin gücünü artıracağını belirten analistler, Erdoğan’ın üçüncü seçimden de zaferle çıkabileceğini ifade etti.

      Anayasa değişikliğini savunanlar, ordunun savunduğu laik düzene ait geleneksel yönetiminde değişiklik yapılması adına referandumu önemli bir adım olarak görüyor. Toplumun büyük kesimi teklif edilen anayasa değişikliği paketinin içeriği hakkında bilgi sahibi değildi. Yapılan anketler seçmenlerin yüzde 50’sinin sunulan değişikliklerden bir tanesini bile bilmediklerini gösterdi. Buna rağmen katılım yüzde 78 olarak gerçekleşti.


     CHP ise, AKP’nin yargı sisteminde değişiklik gören maddeleri daha az tartışma konusu olan maddelerle örttüğünü, böylece “zehirli bir hapı çikolata gibi sunduğunu” belirtti. CHP, referandum sonucuyla devletin tüm kollarının tek bir adamın emrine gireceğini ve Saddam Hüseyin ile Hitler gibi bir yönetim oluşacağını belirtti. Yargıçlar ise değişikliklerin yargı sistemini siyasetin eline düşüreceği uyarısında bulundu.      Anayasanın orduya ve hukuka çok fazla yetki verdiğinden endişe eden demokrasi yanlısı aktivistler bu kez de ibrenin diğer tarafa doğru çok fazla kaydığından endişe ediyor. Paket Avrupa Komisyonu tarafından da desteğini almasına karşın, Avrupalı yetkililer değişikliklerin yargıyı siyasallaştırabileceğinden ve ülkeyi kutuplaştırabileceğinden endişe ediyor.Her ikisi de şu an kendilerini laik olarak tanımlayan küçük gruplar tarafından yönetilen Anayasa Mahkemesi ve Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’yla ilgili değişiklikler birçok Türk’te Erdoğan’ın demokrasiyle ilgilenmediği ve devletin bütün alanlarında kontrol sağlayarak muhalefeti ezmek istediği yönünde endişe uyandırdı.    

18 Eylül 2010 Cumartesi

TANRININ YARATTIKLARI VE İNSANIN İCATLARI

                                   TANRININ YARATTIKLARI VE İNSANIN İCATLARI
Tanri evrendeki herşeyi yarattı sonra kendisine ibadet etmesi için insanı (Hz.Adem) yarattı.
İnsan ne yaptı kutsal emiri çiğneyip cennetten dünyaya şutlandı.Sonra Tanrı insanı yanlız başına bıraktı.İnsan zekasıyla hayatta kalmalıydı.

Tabiki insanın yaşamaşı için Tanrının nimetlerine ihtiyaçı vardı.Tanrı çeşit çeşit meyveler sebzeler hayvanlar yarattı.Vitaminlerle proteinlerle şifa veren bu nimetler sayesinde insanoğlu çoğaldı aç ayı oynamaz misali.Zekası gelişti.Ateşi tekerleği yazıyı derken binlerce icat yaptı.İlkel çağlarda avlanmak için mızrak ok yaptılar sonra ilerleyen çağlarda top tüfek yaparak birbirlerini öldürmek için kullandılar.Su süt ve meyvesuyundan bıkan insanoğlu alkolu buldu yanında sigara afyon esrar..Ağır yükleri kaldırmak için bulunan tekerleği icat ettiler sonra savaş arabalarına taktilar .Para icat edildi  ticaretin kolaylığı için sonra insanlar kendi bedenlerini ve ruhunu satmaya başladı.Maden bulmak için açılan tünellerde kazma kürek yetersiz kaldı.Dinamit bulundu...Sonra tek tek mermi atmaktansa fitilini yak dinamitini at düşmanın kafasına fikri ortaya çıktı.Tek tek mermi sıkmak hem zaman kaybıydı...Balıkçılık için sandal ve gemi yaptılar sonra denizötesi işgal için savaş gemileri yapıldı.Kolay ulaşım için uçak yapıldı sonra havadan bombalamak için savaş uçakları.Enerji için nükleer fizik sonrada atom bombası.Sanırım insanoğlunun en yararlı icadı yazı ve müzik oldu

      Oysa Tanrı sayısız şeyler yarattı ama hiçbiri bu kadar zararlı değildir.Tanrının yarattığı herşey ilahi bir denge ve huzur içinde hala insanoğlunun hizmetindeyken insanoğlunun icatlarıda insanlığın sonunu getirecek bu gidişle.
Sanırım insanoğlu Dünyayı yaşanmaz hale getirdikten sonra uzayı pisletecek sonra sıra belki cennet ve cehenneme gelecek:)

SİYASİ DÜŞÜNÜŞ

                                                     KOMPLO TEORİSİ
Efendim ben siyasal mezunu falan değilim siyasetten de fazla anlamam.Tvlerde gazetelerde internette hükümetimizin bize öğrenmemizi istediği kadar verdiği bilgiyle öğrenmeye çalışıyorum ve şaşkınlıkla takip ediyorum.Bizim siyasi liderlerimiz milletvekillerimiz cervantes ve w.sheaskpheare bile yazamadığı kadar entrika komedi ve dram içerir.Eee nede olsa biz entrikanın mucidi bizansın topraklarında yaklaşık 1000 senedir yaşıyoruz ve gene aynı sürede şark kurnazlığına sahibiz.
Gelelim bugünlere:Akp 14 ağustos 2001den beri siyasi yaşamımıza damgasını vuruyor.Tabanı Necmettin ERBAKAN'dan ayrılan Recep Tayyip ERDOĞAN'ın liderliğinde vucüd bulan bu parti önceleri Türkiye ve Dünya için fazla islami prensipleri vardı.Düşük kesim tarafından çok tutulan bu partiyi CHP DSP DYP MHP fazla önem vermeyerek onlarca yıldır kalıplaşmış seçmenlerine güvendi.Oysaki sessizden ve derinden AKP'ye sempatiye duyan onları umut olarak gören düşük ve orta gelirli vatandaşlar sandıkta fena çarptı onları yıl 2002...41.407.015 secmenden 32.753.386sı oy kullandı.10.848.704 (%34,43 oran)seçmen AKP'ye oy verirken 365 AKP'li milletvekili meclisin yolunu tuttu.CHP 6.114.843 (%19,41)oy toplarken 177 milletvekiliğini meclise gitti.DYP MHP GP barajı aşamadı bile.Eskiden alışkı olduğumuz koalisyon hükümetine bu sefer gerek kalmadı.CHP ana muhalefet partisi oldu.Çok sevindiler tıpkı AKP gibi...Gelelim 2004 yerel seçimlerine bu seçim çok önemliydi bütün partiler için bakalım sonuçlar ne göstermiş?AKP%41,67(%7,24 artmış)CHP%18,27(%1,14azalmış)MHP%10,10 oy alarak yeniden canlanmış DYP DSP gene ortalıkta yoklar.2007 yılındada hala sonuçlar AKP lehineydi %46,58 (16.327.391 oy ) oranla 341 milletvekili çıkarırken CHP %20,88(7.317.808 oy)oranla 112 milletvekili MHP%14,27(5001869 oy) 71 milletvekili çıkarmayı başarıyordu.Geçtimiz günlerde yapılan referandumun sonuçlarını biliyorsunuz.Bu referandum sayesinde AKP anayasaya istediği makyajı yapabilecektir.Kendileri içn engel yada tehdit olarak gördüğü kurum ve kuruluşların hayati dengeleriyle oynayabilir.Ahtapot gibi sarılabilir bütün kurumlara.
Şimdi en önemli soru :Muhalefet neler yapmaya çalıştı ?Chpden başlayalım.Deniz Baykal'ın meşhur skandalından sonra istifa etmek zorunda kaldı yoksa başına daha ciddi şeylerin gelebiliceğini anladı herhalde.Yerine bizim Gandhi olarak benzettiğimiz Kemal KILIÇDAROĞLU geçti.Deniz bey referandum sonuçlarınan sonra yaptığı bir açıklamada''CHP yapısı Soğuk savaş dönemindeki devlet partisi yapısındadır.Acilen değişmesi lazım ''demiştir..Peki sayın Baykal siz kaç sene CHP!nin genel başkanlığını yürüttünüz ?Bu seneler içinde partinizin bu yapısını farketmediniz de evinizde otururken mi farkettiniz apansızın ?? Böyle bir zihniyette CHP...BBP'nin rahmetli genel başkanı M.YAZICIOĞLU hala tam olarak çözülemediği bir helikopter kazasında vefat etti..Okyanusa falan düşmedi TC sınırları içinde bir köyde...Onun yerine geçen sayın Yalçın TOPÇU referandumda sayın R.T.ERDOĞAN'dan daha ateşli evetçiydi bence rahmetli M.YAZICIOĞLU'nun düşünceleri bu yönde olmazdı yada bu kadar ateşli...Hatırlarsınız birarada GENÇ parti vardı.Çokta dinamik bir partiydi ve bir takım karanık eller ve manevralar sonucunda pasifize edildi.DSP Mehmet AĞAR Erkan MUMCU hareketliliği yaşandı ama sonra sindirildiler.Birkaç şahsi teşebbüs yapıldı Tuncay ÖZKAN mesela...Tuncay bey şu anda SİLİVRİDE...Gerçekten büyük bir potansiyeli olabilirdi.AKP şu andaki tek muhalefeti MHP'dir.Çok kısa zamanda MHP içinde bir takım parçalanmalar bir bölünmeler yaşanabilir.Nasıl olacağını bilmiyorum ama bu 4 Partinin başına gelenleri unutmamak gerek.Bu yazdıklarım AKP güçlendiği yıllarda muhalefet partilerin yada şahışların başına gelenlerin bir kısmı belki de icebergin görünen kısmı..
Şimdi gelelim siyasi arenada yaşadığımız komedya ve dramlara:


Komedya:Dünyanın hiçbir ülkesinde anamuhalefet partisinin lideri meydanlarda kıçını yırtıp ülkesini turladıktan sonra basit
bir sebepten dolayı oy kullanamaması komedyasını yaşamamıştır.Bu davranışını meydanlara toplayan partili arkadaşları nasıl tepki vermiştir ?Eminim Akp baya gülmüştür...

Dram:BBP rahmetli Muhsin yazıcıoğlu.


Konuşmacı:Recep Tayyip bey hitabet konusunda çok etkili bir lider.Karşısındaki insanları kendine ılımlı yapabiliyor hele karşısında imanı güçlü ama sıkıntıları çok olan Türk halkı var ise sonuç ortada.Öyle bir hitabet gücü var ki kendisi İngilizce bilmemesine rağmen bildiğimiz 2 kelimeyle binlerce insanı kendisine çekti .''One Minute''Obama bile bu kadar ingilizcesine rağmen!!!sihirli bu 2 kelimenin gösterdiği etkiyi bulamamıştır.Eee one minute dedi de ne oldu?Birkaç israil gezisi iptal oldu askeri tatbikatlar iptal edildi sonra Gazze baskını ve öldürülen Türkler...İsrail hala yaşıyor sayın Türk milleti...

Ümidim:Muhalefet partilerinin sistem değişikliği yapmaları...Kendi içlerinde hesaplaşmamaları... ciddi taban çalışmalarına yönelmeleri.Çağdaş Türk gençliği eminimki sizden bunları bekliyor.Artık muhalefet kanını değiştirmeli...


Korkum:M.YAZICIOĞLU T.ÖZKAN C.UZAN D.BAYKAL M.AĞAR E.MUMCU'nun başına gelenlerin MHP'nin başına gelmemesi.. AKPnin sessizce entrikalarını dikkatle izleyelim.