21 Eylül 2010 Salı

REFERANDUM HAKKINDA YABANCI BASININ DÜŞÜNCELERİ

       Dünya basınında İsrailden İngiltereye Çinden Kanadaya kadar bütün siyasi gazetelerin referandum sonrası Türkiye hakkındaki makalelerini inceledim ve Ortak kaygılar bizimkilerle aynı:
        Öncelikle ortak görüşlerden birtanesi:Artık 80 yılı aşkın Laiklik rejimin Erdoğanizm baskısı altında olabileceğine ait genel kaygılar var çünkü bu AKP(RTE)nin 4.cü siyasi zaferi ...Eğer 2011deki genel seçimleri kazanırsa Atatürkten sonra en uzun süre görevde kalan başkan olacak.

      Yapılacak değişiklikler, AKP iktidara geldiğinden bu yana, İslamcılığa karşı kendilerini son savunma hattı olarak gören general ve yargıçların güçlerini kısıtlayacak.
    
      Artık AKP ordu ve yargı üzerinde baskısını artıracak.Ordu sivil mahkemelerde yargılanacak ve Rejimi kurtarma iddası ile darbe planlayanlar veya darbeciler çok ağır yaptırımlar alabilecek.(Bu madde ile Akp üzerindeki ordu baskısını üzerinden atacaktır).Ayrıca yargıtayın denetim altına alınması ile parti kapatma bir hayli zorlaşaçak.(Bu madde aşırı uçtaki partilere cesaret verecektir).

       AKP’nin tabanını oluşturan islami kesim Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti kurduğu 1923 yılından bu yana iktidarı elinde tutan laik kesime meydan okuması şeklinde bir görüş daha var.Analistler sonuçların hükümetin önümüzdeki ilkbaharda yapılacak seçimleri kazanma şansını artırdığını ancak kutuplaşmanın derinleştiği ülkede keskin ideolojik ayrımları daha da güçlendirebileceğini belirtti.Zaten Ordunun güçlerinini alınması ve Yargıtayın denetim altına alınması ve parti kapatmanın zor hale getirilmesi aşırı uçtaki partileri güçlendirir.Analistler, referandum sonucunun Erdoğan’ın genel seçimler öncesi elini güçlendirdiği ve “politik makinesinin” rakiplerine kıyasla daha iyi işlediğini gösterdiğini belirtti. Anayasa değişiklikleri, ‘evet’ oranının yüzde 90’ları aştığı güne doğu illerinde büyük destek gördü. Referandum sonuçlarının son dönemde ekonomide yaşanan sorunlar nedeniyle desteğini kaybetmeye başlayan hükümetin gücünü artıracağını belirten analistler, Erdoğan’ın üçüncü seçimden de zaferle çıkabileceğini ifade etti.

      Anayasa değişikliğini savunanlar, ordunun savunduğu laik düzene ait geleneksel yönetiminde değişiklik yapılması adına referandumu önemli bir adım olarak görüyor. Toplumun büyük kesimi teklif edilen anayasa değişikliği paketinin içeriği hakkında bilgi sahibi değildi. Yapılan anketler seçmenlerin yüzde 50’sinin sunulan değişikliklerden bir tanesini bile bilmediklerini gösterdi. Buna rağmen katılım yüzde 78 olarak gerçekleşti.


     CHP ise, AKP’nin yargı sisteminde değişiklik gören maddeleri daha az tartışma konusu olan maddelerle örttüğünü, böylece “zehirli bir hapı çikolata gibi sunduğunu” belirtti. CHP, referandum sonucuyla devletin tüm kollarının tek bir adamın emrine gireceğini ve Saddam Hüseyin ile Hitler gibi bir yönetim oluşacağını belirtti. Yargıçlar ise değişikliklerin yargı sistemini siyasetin eline düşüreceği uyarısında bulundu.      Anayasanın orduya ve hukuka çok fazla yetki verdiğinden endişe eden demokrasi yanlısı aktivistler bu kez de ibrenin diğer tarafa doğru çok fazla kaydığından endişe ediyor. Paket Avrupa Komisyonu tarafından da desteğini almasına karşın, Avrupalı yetkililer değişikliklerin yargıyı siyasallaştırabileceğinden ve ülkeyi kutuplaştırabileceğinden endişe ediyor.Her ikisi de şu an kendilerini laik olarak tanımlayan küçük gruplar tarafından yönetilen Anayasa Mahkemesi ve Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’yla ilgili değişiklikler birçok Türk’te Erdoğan’ın demokrasiyle ilgilenmediği ve devletin bütün alanlarında kontrol sağlayarak muhalefeti ezmek istediği yönünde endişe uyandırdı.