22 Ekim 2010 Cuma

deliyürek

Deli yüreğim çok yoruldun artık
Geçti yıllar kovaladığın kızlar gibi
Geriye bir şey kalmadı
Az ileride sadece ecel var
Şimdi karanlıklara alışacaksın
Elinde içki kadehleri olmayacak
Dost bildiğin anılar yel olacak
Ağlayacaksın gözyaşlarını silen olmayacak
Geçmiş olsun ağlama artık…
Günahların sevapların ve sen …
İşte bu koskaca hayattan geriye kalan..

21 Ekim 2010 Perşembe

Türban

      Herhalde Dünya tarihinde hiçbir kılık-kıyafet  ülke siyasetini meşgul etmemiştir Türkiye’de olduğu kadar. Bu mesele elbet bir gün son bulacak. Halk kararını verecek; serbest olacak yada olmayacak onu bilemem.(AKP ne istediğini biliyorsunuz zaten YÖK bile pes etti sıra ilköğretim okullarında…)

    Türbanın İslamiyetten önce de var olduğunu ve çöl ortamında kum ve güneşten korunmak için kullanıldığını biliyorum yani İslami özel bir kılık kıyafet değil ama sorun şu ki ibadet esnasında yanında erkek varsa bayanların belli bir kısımlarını  kapatmaları gerekirmiş .Öyle biliyorum.işte burada bunu karıştırıyorlar ibadet kıyafetini sokağa taşıyorlar.Bu sadece gösteriş yapmaktan ibarettir bu bir sosyal tabakalaşmanın işaretidir oysa toplumumuzda tabakalar olmamalı ve kimse önyargılı olmamalı diğerlerine karşı.Kalbiniz temiz olduktan sonra ister mini etek giyin okula giderken ister türban takın her koyun kendi bacağından asılır.Her türbanlı iffetli her mini etek giyen ucuz kadın diye bir kıstas yok.Ülkemiz de bunu anlamalı isteyen istediğini giysin çağdaş olmak şartıyla.O kadar kötü imajımız var ki batı penceresinden bize bakanlar ortaçağ ülkesi olarak görüyorlar.Onların gözünde Afganistan Pakistan İran ve İrak’tan farkımız yok.İşte bu öngörüyü oluşturan şeylerden bir tanesi de simsiyah çarşaflar ve türbanlar.Dar görüşlü bazı siyasetçiler de bu bez parçası hakkında siyaset yaparak din üzerinden iktidar koltuğunda daha fazla oturmak istiyorlar.

    Peki Türbanı destekleyenler fesi neden desteklemiyor?Bu fes nereden geldi?Efendim   Kaptanıderyâ Husrev Paşa, bir sefer sırasında, Fas’ta insanların başlarına kırmızı kırmızı başlıklar taktıklarını görür. Çok beğendiği bu başlıkları kendi leventlerine de taktırır. İstanbulda padişah 2.mahmud’un önünde tören yapılırken tanıtılır ve padişahin izniyle fes ülkemize girer.Yani bunun neresinde kutsallık var ki?Şapka devriminde de yer yerinden oynamıştı hatırlarsak dil elden gidiyor diye.

NOT:Nasıl ibadet yeri sadece cami ile sınırlı değilse  Müslümanlık da Türbanla da sınırlı olmamalı.