24 Ekim 2010 Pazar

SERHATİVY

http://serhativy.blogspot.com/

22 Ekim 2010 Cuma

deliyürek

Deli yüreğim çok yoruldun artık
Geçti yıllar kovaladığın kızlar gibi
Geriye bir şey kalmadı
Az ileride sadece ecel var
Şimdi karanlıklara alışacaksın
Elinde içki kadehleri olmayacak
Dost bildiğin anılar yel olacak
Ağlayacaksın gözyaşlarını silen olmayacak
Geçmiş olsun ağlama artık…
Günahların sevapların ve sen …
İşte bu koskaca hayattan geriye kalan..

21 Ekim 2010 Perşembe

Türban

      Herhalde Dünya tarihinde hiçbir kılık-kıyafet  ülke siyasetini meşgul etmemiştir Türkiye’de olduğu kadar. Bu mesele elbet bir gün son bulacak. Halk kararını verecek; serbest olacak yada olmayacak onu bilemem.(AKP ne istediğini biliyorsunuz zaten YÖK bile pes etti sıra ilköğretim okullarında…)

    Türbanın İslamiyetten önce de var olduğunu ve çöl ortamında kum ve güneşten korunmak için kullanıldığını biliyorum yani İslami özel bir kılık kıyafet değil ama sorun şu ki ibadet esnasında yanında erkek varsa bayanların belli bir kısımlarını  kapatmaları gerekirmiş .Öyle biliyorum.işte burada bunu karıştırıyorlar ibadet kıyafetini sokağa taşıyorlar.Bu sadece gösteriş yapmaktan ibarettir bu bir sosyal tabakalaşmanın işaretidir oysa toplumumuzda tabakalar olmamalı ve kimse önyargılı olmamalı diğerlerine karşı.Kalbiniz temiz olduktan sonra ister mini etek giyin okula giderken ister türban takın her koyun kendi bacağından asılır.Her türbanlı iffetli her mini etek giyen ucuz kadın diye bir kıstas yok.Ülkemiz de bunu anlamalı isteyen istediğini giysin çağdaş olmak şartıyla.O kadar kötü imajımız var ki batı penceresinden bize bakanlar ortaçağ ülkesi olarak görüyorlar.Onların gözünde Afganistan Pakistan İran ve İrak’tan farkımız yok.İşte bu öngörüyü oluşturan şeylerden bir tanesi de simsiyah çarşaflar ve türbanlar.Dar görüşlü bazı siyasetçiler de bu bez parçası hakkında siyaset yaparak din üzerinden iktidar koltuğunda daha fazla oturmak istiyorlar.

    Peki Türbanı destekleyenler fesi neden desteklemiyor?Bu fes nereden geldi?Efendim   Kaptanıderyâ Husrev Paşa, bir sefer sırasında, Fas’ta insanların başlarına kırmızı kırmızı başlıklar taktıklarını görür. Çok beğendiği bu başlıkları kendi leventlerine de taktırır. İstanbulda padişah 2.mahmud’un önünde tören yapılırken tanıtılır ve padişahin izniyle fes ülkemize girer.Yani bunun neresinde kutsallık var ki?Şapka devriminde de yer yerinden oynamıştı hatırlarsak dil elden gidiyor diye.

NOT:Nasıl ibadet yeri sadece cami ile sınırlı değilse  Müslümanlık da Türbanla da sınırlı olmamalı.

4 Ekim 2010 Pazartesi

ABD - İRAN VE ORTADOĞU PAZARI

                      
                              ABD - İRAN VE ORTADOĞU PAZARI

       Amerika  Birleşik Devletleri  biliyorsunuz  Kuzey Amerika’da.Ortadoğu ile aralarındaki mesafe neredeyse  11765 km.Peki ABDnin Ortadoğuda ne işi var? Önce Irak’ta ne işleri var? Yok ,hayır! İraklıları sevdiklerinden dolayı Saddam Hüseyin’in tahtını devirip İraklıları demokrasiye kavuşturmadılar .Bir nevi ekonomik sömürge yaptılar hatta paha piçilemez tarihi kalıntıları evlerine götürdüler.(Bu demokrasi !! savaşında 155.oooden fazla( ki bu rakam şüpheli ) Iraklı sivil hayatını kaybetti bakınız sivil diyorum Irak ordusunda ölenler hariç. . Mart 2003'ten beri Irak'ta ölen Amerikan askeri sayısı 4500 civarında, yaralananların sayısı ise 32 bin. Aynı dönemde 179 İngiliz askeri öldürüldü. Diğer işgalci ülkeler de 139 asker kaybettiler.Sonuçta Irak demokrasileştii!!!)
ABD’NİN ORTADOĞU NE İŞİ VAR?
3 ana sebep var:
1)Petrol ve Petrol  ticaret yollarını ele geçirmek ve güvenli  kılmak.
2)Yavru kartal İsrail’e Arap Ülkelerine karşı ABD yanınızda mesajı  yani Arap Ülkelerine gözdağı vermek (İran Mısır Lübnan).Tabiki İsrailin bölgedeki en büyük rakibi İrana karşı.
3)Çeşitli spekülasyonlar üreterek kaosa sürüklediği Ortadoğuda barışı korumak için  silah satışı yapmak.
Peki silah satışı hangi ülkelere ?
İsraili saymaya gerek yok çünkü İsrail tabiri caizse deftere yazdırıp istediği kadar silahı istediği miktarda alabilir.
Suudi Arabistan ewet...Suudi Arabistan !!Kime karşı ?İran’a.Müslümanlar müslümana karşı.Neden:Suudi Arabistan olası körfez savaşında petrol kaynaklarını ve ticari yollarını koruyacak İrana karşı. Wall Street Journal'ın (WSJ) verdiği bilgiye göre,  anlaşma kapsamında Suudi Arabistan'a Boeing yapımı 84 adet yeni F-15 savaş uçağı satılacak ve 70 tanesi modernize edilecek. Ayrıca 72 adet Black hawk, 70 Apache ve 36 Little Bird modeli helikopter teslim edilecek. Hava Kuvvetleri'ne yapılacak bu satışın ardından, anlaşmanın Kara Kuvvetleri'ni kapsayan 30 milyar dolarlık ek satışla genişletilmesi bekleniyor.
Ve diğer küçük körfez ülkeleri:Kuveyt Bahreyn Birleşik Arap Emirlikleri Umman Yemen...Yaklaşık 30 milyar dolarlık silah satışı bu ülkelere...
Toplam 100 Milyar dolarlık silah satışı ...
Ayrıca bu kapsamda ABDlerinde bu uçakları ve silahları üreten şirketlerde 75.000 kişiyi istihdam edebileceğini açıkladı.Bir taşla İki kuş diye ben buna derim.ABD hem sıcacık 100milyar doları cebine sokuyor borsa ve ekonomi göbek atıyor.İşsiz Amerikalılar iş sahibi oluyor.Hemde İran’a karşı bu ülkeleri ittifak yapıyor.
Peki biz?
Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin ABD'den satın almak üzere girişimde bulunduğu bazı silahlar var. Kamuoyuna açıklanan bilgilerden, bunlar arasında CH-47F Chinook ağır nakliye helikopteri (14 adet), Patriot PAC-3 füze sistemi (13 adet) ve F-35 jet savaş uçağı (100 adet) yer alıyor. Bu istekler Türkiye için önemli..Ama Sevgili Amerikan Kongresi bu isteklerimizin red edeceğinin sinyallerini verdi.
Neden mi?İsraile gerilen ilişkiler İrana karşı yumuşak siyasetimiz ve PKKyı barındıran Kuzey Iraka müdahale edip Musul Kerkük petrollerine el koymamızdan çekinmesi...
Güçlü Türkiye Güçlü Türk ordusu hem ABD hem Ortadoğu ülkelerinin en son istediği şeydir.Her ne kadar biz iyi niyetli olursak olalım ...

28 Eylül 2010 Salı

DOSTLUK KONSERİ


          2008 yılında Rusyanın Samara kentine çok sevdiğim Talip abimi ziyaret etmeye gitmiştim.Talip abi benim gibi Türkiyeli olmaktan gurur duyan ve Türkiye'yi Rusya'da
tanıtmada kendini adamış birisidir.Samara adı büyük(Meşhur LADA Samarra model arabaların üretildiği )kendisi küçük bir kenttir.Samaranın hala en çağdaş binaları komünizm zamanında inşa edilen soğuk,şekilsiz, tek tip renkte olan binalardır.

         Samara'da 2gün kaldıktan sonra Moskavaya gittik.TC Kültür bakanlığının Kremlin Sarayında düzenlediği MEHTER ve MVD AKADEMİK RUS ORDU TOPLULUĞUNUN(Biz bu ismi '' Kızılordu Orkestrası'' olarak biliyoruz) ortak düzenlediği Dostluk konserine...Çok sayıdaTürk ve Rus vatandaşların ilgi gösterdiği bu konser bana ilk başta sanki Türkiye-Rusya basketbol yada futbol maçı gibi geliyordu.Acaba kimin kültür zenginliği daha etkileyiciydi?Çünkü bu iki toplum yüzyıllardır komşu olarak yaşamış çok sayıda savaş veya soğuk savaş döneminde olduğu gibi birbirlerini tehdit olarak görmüşlerdir.Birbirlerinin kültürleri incelemekten çok ordularını incelemişlerdir.Acaba bu güzel Kremlin sarayında kültürümüzle milliyetçi Rusları etkileyebilecek miydik?

            Konser iki ülkenin milli marşları ile başladı.(Bence Dünyanın en güzel milli marşı bizimkisi.)Kızılordu bizim TRTnin TSM korolarından daha neşeli ve hareketliler...Çok sempatik olmalarından dolayı popülerler.Mehteranlarımız ise daha disiplinli daha ciddi davranıyorlar.Ama ortaçağ kıyafetleri içinde çok büyük igi uyandırıyorlar.Kızılordulu bir subay ve mehteralardan birisi birlikte rusların ünlü Kalinka şarkısını seslendirirken Ruslar Mehteranlara biraz daha ısındılar.Hele Semazenlerin sahneye çıkıp huşu içinde dans etmeleri ile ''Ceddin Deden'' marşı arkasından ''Yine Bir Gülnihal'' eşliğinde tango dansı ve Ege ile Karadeniz yörelerinin Folklor ekiplerinin performansı karşışında Kızılordunun türkü ve şarkıya yönelik performansı çöktü.Türk kültürü o kadar çeşitli ki Ruslar tam anlamıyla çoştu.İzleyiciler bir ellerinde Türk bayrağı diğer ellerinde Rus bayrağını sallarken Kızılordulu subayların Türk müziklerine başlarıyla ritim tutmalarından ve kendi aralarındaki konuşmalarındaki mimiklerden belli ki bu kadar renkli bir kültür gösterisi beklemiyorlardı...

            Konser sonrası ayakta alkışlanan Mehteranla beraber inanın benim ruhum da okşandı sanki. O kadar gurur duydum ki Türk olmaktan dolayı anlatamam.Ne kadar renkli ve çoşkulu bir kültür hazinemiz var ki bunu bütün Dünyaya göstermeliyiz.