15 Eylül 2010 Çarşamba

canan

       Canım şimdi indim otobüsten.Küçükçekmece'deyim Yarımburgaz kışlası denilen yerde...Ama burada herkes burayı ''Altınşehir'' olarak biliyor.Meğer bu bölgenin adı değişmiş benim taburun adı değişmemiş aynı kalmış.Oyüzden kimse bilmiyor.Allahın izniyle bir askerlik engelim kaldı sana kavuşmak için.Üniversiteyi bitirdim.Ehh maaşı yüksek olmasada bir iş buldum.Hele şu askerliğimide bitirip hemen geleyim yanına güzel kızım benim.
       Günler sonra.....
       Canım burada günler koşturmayla ama aynı tempo ve dakikayla geçiyor.Yemek ne 5 dakika erken ne geç yeniliyor.Sabah zaten güneşten önce kalkıyorsun traş falan olup olup hemen bölüğünle beraber kahvaltı yapmak için sıraya girip yemekhaneye gidiyorsun.Sonra gene iştima...Komutanlar gelip seni koyun gibi sayıyorlar...sonra herkes görev yerine...Öğlen saat 12,00de gene iştima gene koyun gibi sayılıyorsun ve gene öğle yemeğini yemek için yemekhaneye yüzlerce koyunun ahıra girmesi gibi yavaş tempo ilerliyorsun.Yemekten sonra saat 1,30 da gene iştima.Bu seferde genelde silah bakımı yada vucut taraması falan yapılıyor sonra gene işbaşına...Bu sefer akşam 17,00'e kadar rahatsın.Bu saatte gene iştima gene koyun muamelesi.Akşam yemeği saat 19,00da gene yüzlerce koyunun ahıra girmesi gibi yavaş tempoda yemekhaneye giriş.Sonra 21,30 sıralarında yat istimaşı gene sayılıyorsun koyun gibi.Sanırım burada planlı olmayan tek şey:sana olan özlemim.O kadar çok özledim ki seni.Burada lazıda var çerkeside var kürdü de var.Burada siyaset yok burada ayrım yok.Burada sevgili özlemi var ev özlemi var.Evli olanlar karısını ve çocuğunu bekarlar annesini babasını ve sevgilisini özlüyor.Fotoğraflar havada uçuşuyor.Ama en güzeli sensin baktığım fotoğraflar arasında.Altın sarısı saçların boncuk boncuk bal sarısı gözlerin....Ne çok özledim seni.Herkes burada telefon yada mektup bekliyor ailelerinden yada sevgililierinden ama en çok anneler arıyor.Sanırım anneler gerçekten daha vefakar.Hala aramanı bekiyorum...
       Aylar sonra....
      Canım artık alıştım buralara koyun gibi sayılmalara akşam nöbetlerine.Alışamadığım tekşey senin eksikliğim.Haftasonları bize çarşı izni vermeye başladılar.Cezalı olmayan herkes çarşılara kaçıyor nefes almak yada kuru fasülyeden büzüşen midelerine kebap indirmek için.Paralarımız ya kontürlere gidiyor ya kebaplara...Çoğu bitti azı kaldı askerliğin.Günleri sayıyorum elini tutmak için.Bizim altdevrelerde geldi.Zavalılar kuzu gibi yürüyorlar korkak ve şaşkın...Ama aralarında Eskişehirli yok.Günler azalıyor sevgilim burada geçen her saniye beni sana yaklaştırıyor.Şu anda tek derdim otobüs bileti bulmak 1 haftadan az kaldı.Arife günü yanında olacağım inşallah.Eğer otobüs bileti bulamazsam tren bileti bakacağım eğer oda olmazsa otostop çekerim oda mı olmadı koşar gelirim.Artık sensiz 1 dakika bile İstanbul'da durmak istemiyorum.
         Birkaç gün sonra...
        Canım otobüsteyim.Son anda bilet bulabildim.Birkaç saate kadar Eskişehirde olmayı umut ediyorum.Çok sevinçliyim.Bu arada galiba birkaç parça eşyamı unuttum dolabımda..Olsun arkadaşlarıma helal olsun.Önemli olan sana kavuşmam sana sarılmam.
Birkaç saat sonra...
Canım Eskişehir'deyim.Hemen bavullarımı eve bırakıp sana sürpriz yapacağım;işçıkışında yakalacağım seni.Daha işten çıkmana 1 saat var.Annemde yokmuş evde Allahtan kapıcıda hep anahtarımız bulunur her ihtimale karşı. Kesin bana sevdiğim yemekleri yapmak için birşeyler almaya gitmiştir.Ona sürpriz yapmak için gece geleceğimi söylemiştim.Tamam bavullarımı da bıraktım.Şimdi sıra sende ama ellerim boş gelmemeliyim sana.Ya en sevdiğin çikolatadan alacağım yada çok sevdiğin kırmızıgüllerden bir demet.Tıpkı kıpkırmızı dudaklarından ve kokusu tenin gibi kokan kırmızıgüllerden.evet evet kırmızıgül almalıyım.Arka sokakta bir çiçekçi olacaktı.Hemen dışarı çıktım ve kocaman bir demet aldım sana.eyvah 15 dakika kalmış çıkmana...Hızlanmalıyım.Uzaktan biri bana gülümsüyor ve çağırıyor.Hay aksi kim bu adam ya bu telaşımda ?Aaa eczanede çalışan Kemal bu!!Bizim mahalleden.
-Abi hoşgeldin...Ne zaman geldin askerden??
-Sağol Kemalciğim şimdi geldim.
-Hayırdır abi çiçekler falan?
-Yook bişey.Canan'a aldım.Ona sürpriz yapacağim da 10 dakikası var işten çıkmaya..
-Canan'a mı?
-Evet
-Ama abi sen bilmiyormusun?!
-Neyi?
-Canan seni askere uğurladıktan sonra...
-Eeee???
-Terminalden arkadaşıyla beraber evine dönerken trafik kazası geçirmişti.Haberin yok mu?

Bayılmışım...Ellerimdeki çiçekler kaldırımda kalmış olmalı...Gözümü eczanede açtım.Annem ve Kemal acıyarak bana bakıyorlardı.Belli ki annem ağlamış gözleri kıpkırmızıydı.Oğlum diye sarılmak istiyordu bana ama ben çökmüştüm bir kere...Ayağa kalktığımda aynada kendimi gördüm.O an gözlerimi görünce birden şimşek çakar gibi öldüğünü hatırladım.Kabul etmesem de hatırladım....Sen rahat uyu birtanem ben hep sana kavuşma hayaliyle yaşayacağım.Şimdi yeniden bir demet kırmızıgül alıp yanına mezarına gideceğim.Cananımm bitmeyen hasretimmm...